İnsan eli değen yer her zaman güzelleşmese de bazen güzellik katabiliyoruz dokunduklarımıza. Şehir hayatının çok da bünyemize uygun olduğunu düşünmüyorum. Hareket etmek için muazzam derecede donanımlı bir vücut, gelin görün ki biz hareket etmemek için elimizden geleni yapıyoruz. Son yüz yılın tüm masum icatları insanların daha az hareket etmesi için tasarlanmış adeta. Bence insanoğlu hareket etmeli, tıpkı yumurtadan çıkan bir civciv gibi kabuğunu kendi kırmalı.

Chalet Robinson, Bois de la Cambre Parkı Brüksel
Chalet Robinson, Bois de la Cambre Parkı Brüksel

Park meselesi nasıl mı başladı? Beton binalarla örülü şehir kafesinde insanlar üste fotoğrafını koyduğum gibi oyuncaklar icad ettiler. Bunlara da ”park” adını verdiler. Fotoğraftaki parkı bir muhabbet kuşunun kafesindeki oyun alanına benzetebilirsiniz. Gölet aynası, yeşillikler etraftaki yapma süsleri ve o bina da yemini yemek için üzerine atladığı salıncağı. Hiç yoktan iyidir…

Josaphat Parkı Brüksel
Josaphat Parkı Brüksel

Oysa doğadaki gerçek parklarda böyle oyuncaklar olmaz, kendinizi evinizde hissedersiniz. Dünyanın heryerinden insanlar bu gerçek parklara akın eder. İnsanoğlu doğal olana ulaşabilmek için doğayı mahveder, sonra yapayıyla avunur durur. İşte park meselesi budur.

Ayder Yaylası Rize
Ayder Yaylası Rize

Fatih

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.