Kene Nasıl Çıkartılır ? Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Bulaşır ?

Kene nasıl çıkartılır ?

Eklem bacaklı kan emici bir dış parat olan kenenin Latincesi ixodidadır.

Deriye rahatça yapışarak hortumlarıyla kan emer,  İyice şiştikten sonra kendilerini yere atarak konaklarından uzaklaşır, ot veya ağaçlara tırmanırlar.

Ormanlarda bulunduğu ağacın altından bir hayvan geçtiği takdirde üzerine atlayıp  derisine yapışıp kanını emer.

Konağın titreşimleri, ısısı ve karbondioksit kene tarafından algılanması, kenenin konağı bulmasına yardımcı olmaktadır.

Ek olarak zehirlenmelere, felçlere ve alerjik reaksiyonlara da yol açabilirler.

Dünya’nın her bölgesinde bulunurlar. Ülkemizde de özellikle kırsal alanlarda yaygın bir şekilde bulunurlar.

 

Kene nasıl çıkartılır video anlatımı:

1944 yılında, keneler o dönemde Kırım’da bulunan Sovyet askerlerini ısırır ve Kırım Ateşi adı altında kanama ve ateş semptomlarıyla giden bir hastalık vukuu bulur. Sonra, bundan tam 12 yıl sonra, 1956 yılında Kırım Ateşi semptomlarına sahip Kongo ‘daki bir çocuktan Kongo Virüsü adı verilen bir virüs izole edilir. Takibeden yıllarda görülür ki bu iki ayrı hastalığa da aslında aynı virüs sebep olmuştur. Hastalığın yeni adı artık Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olmuştur.

Her yıl binlerce kişinin yakalandığı bu hastalık insanlara primer olarak en sık Ixodes ailesine mensup HYALOMMA cinsi sert yapılı keneler tarafından ısırılmayla bulaşır. Unutmayın!!!! Hastalık kenelerle değil bu kenelerin taşıdığı KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ VİRÜSÜ ile olmaktadır. Bu virüs BUNYAVİRİDEA ailesine mensup NAİROVİRUS cinsine ait RNA’lı bir virüstür.

Bulaş kenenin ısırması haricinde; enfekte bir hayvanın vücut sıvılarıyla olan temasla, nazokomiyal yolla ve vertikal ( anneden-bebeğe) yolla olabilmeketedir.

Birçok hayvan enfekte olur ancak bilinen tek konak insandır.

Bu haritada da dünya üzerindeki HYALOMMA cinsi kenelerin yayılımını görmektesiniz. Vakaların yoğun görüldüğü ülkelerden biri de gördüğünüz gibi TÜRKİYEDİR.

Hastalık türkiye ve iran tarafından bildirimi zorunlu hastalıklar içerisine dahil edilmiştir. Ülkemizde 2002 ve 2015 yılları arasında 9787 vaka bildirilmiş ve bunlarında %4,8 ( yaklaşık %5) i kaybedilmiştir.

Yaygın olarak da MAYIS ve EYLÜL ayları arasında kene vakalarına rastlanmaktadır. Hayvancılık ve çiftçilikle uğraşan endemik bölge sakinleri risk altındaki popülasyonu oluşturur.

İnkübasyon periyodu 1 ila 13 gün arasında değişmektedir. “Beni kene ısırdı” diyen bir kişi için inkübasyon periyodu yani ısırıldıktan sonra hastalığın başlamasına kadar geçen süre 1-3 gün iken, “bana KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ olan bir hastanın kanı ya da vücut sıvısı bulaştı” diyen bir kişi için ise inkübasyon periyodu 3-7 gün arasında değişmektedir.

 

Bu hastalar klinikte karşımıza hastalığın isminden de anlaşılacağı gibi kanama ve ateş semptomlarıyla gelirler.

Bunun yanında yaygın vücut ağrısı, halsizlik, bitkinlik, baş dönmesi, baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı-kusma … gibi şikayetlerle  başvurular da görülür. Bütün bu belirtilere eklenen kanama ve ateş hastalık açısından uyarıcı olmalıdır.

Kanamadan kastedilen peteşi yani ciltte nokta nokta kırmızı lekeler, ekimoz, burun kanaması ve dişeti kanaması gibi basit kanama bulguları  olmasının yanında hastalığın ciddi seyrinde hayatı tehtid eden büyük iç organ kanamaları da görülebilir.

Laboratuvar değerlerinde lökopeni,  trombositopeni, artmış kc enzimleri ile birlikte olan hiperbilurubinemi, pt-ptt uzaması, ınr yüksekliği ve bazı vakalarda anemi görülebilir. Çoklu organ yetmezliği tablosuna ilerleme söz konusu ise bu değerlere bir de BUN, kreatinin ve CK (kreatin fosfokinaz) yüksekliği eşlik eder. Düşük fibrinojen ve artmış fibrin yıkım ürünleri (D-dimer) hastanın DIC tablosunda olduğunu gösterir.

Peki hastalığın tanısını nasıl koyalım???

Öncelikle öykü ve öyküye göre klinik şüphe KKKA ni akla getirmesi açısından çok önemli ( kene ısırması, hayvancılıkla uğraşması ve semptomlarıyla gelmesi). Klinik şüphe varlığında tanıyı doğrulama amaçlı KKKA virüsünün RNA sının RT-PCR (en hızlı, en sensitif ve spesifik yöntem) yöntemiyle tespiti ve ELISA yöntemiyle spesifik IgM ve IgG ( IgM tespiti ya da 4 kat artmış IgG, ÇÜNKÜ IgG en az 5 yıl kadar pozitif kalabilir.) Antikorlarının tespiti yapılabilir. Virüs hücre kültürlerinde de üretilebilir ancak bu yüksek güvenlikli laboratuvarların işidir.

Sırada tedavi var!!!! 

Hastalık için bilinen ve rutinde kullanılan bir antiviral tedavi hali hazırda bulunmamakta.

Bunun yanında destekleyici tedavi esas alınmıştır.( elektrolit bozuklukları için sıvı replasmanı, gerekli ise hemodiyaliz, mekanik ventilasyon, inotropik destek ), ayrıca ateş ve ağrı kontolü için parasetamol verilebilir. Trombosit seviyesi replasmanlar ile birlikte 50 bin üzerinde tutulmalıdır.

Hastalar, Kanama riskinden dolayı gereksiz girişimsel işlemlere tabi tutulmamalıdırlar.

Ciddi olmayan ve kanaması olmayan hastalarda şikayetler 10 gün içerisinde geriler.

Kene nasıl çıkartılır videoda anlatılmakta.

 

Yazı oluşturuldu 56

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön